| Haberler | | Şu an bu bloğun içeriği yok. |
|
| |
|
| Bilgisayarına indir! | GÖRÜNENİN ÖTESİ
 Samanyou Galaksisinden tek bir atoma kadar yapılan resimlerle animasyon yolculuğudur. Adım adım galaksiler ve yıldızların arasından Güneş Sistemine, oradan Dünya'da bir ağaca ve ağacın hücrelerinden tek bir atomuna kadar olan gerçekte uzun ama program içinde kısa bir yolculuktur... |
|
| Ayet | |
|
|
| Beşdar | Şu ana kadar 2164044 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 22.11.2006 |
|
 | | | Ayrılığın 12. Senesi... Aziz Seydam... | |
Ayrılığın 10. Senesi
Aziz Seydam;Şehid İzzeddin Yıldırım İzzeddin Yıldırım 1946 yılında Ağrı'nın Patnos ilçesinde dünyaya geldi.İlk eğitimini,Kur'an dersi olarak imam olan babası Tahir Efendi'den aldı.Daha sonra Doğu'da medrese tahsili gördü.Bir hocası vasıtasıyla Risale-i Nur eserleriyle tanıştı ve Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin bu değerli eserlerini bir ömür boyu tetkik etmeye devam edip,kendi fikir dünyasına yön vermiş oldu. Düşünce alemini Risale-i Nur eserlerine açan İzzeddin Yıldırım, davası uğruna hizmet etmek için başta Gaziantep ve Çorum'dan sonra Eskişehir'de Risale-i Nur mesajını insanlara iletmeye devam edip,binlerce gencin yetişmesine katkıda bulundu.
| | Devamı... |
|
| Şehid İzzeddin Yıldırım'dan Bir Mektup.. | | (ŞEHADETİNİN 12. YILI...) Hepinizi tüm kainâtı taht-ı tasarrufunda ve hâkimiyetinde bulunduran Zat-ı Zülcelalin adıyla selamlıyorum. Hizmetimiz çok derin, çok boyutlu, çok safhalı, çok müşkülatlı ve azim... Müthiş bir meydan-ı imtihandayız. Hem öğrenmek, hem öğretmek; hem inanmak, hem inanca çağırmak; hem sabretmek, hem sabrı tavsiye etmek; hem yaşamak,hem davet etmek zorundayız. Bireysel kemalata ulaşmak ve ferdi sorumluluklarımızı yerine getirmek kadar, toplumsal mükellefiyetlerimiz de var.
| | Devamı... |
|
| Risale-i Nur’da İmam Rabbani’nin izleri | | Risale-i Nur sayfaları arasında bir gezinti yaptığınızda sık sık İmam-ı Rabbani ve izleriyle karşılaşacaksınız. M. Haşim Kişmi’nin İmam Rabbani ve Yolundakiler kitabının çağrıştırdığı gibi İmam Rabbani’nin izleri Risale-i Nur’da da parlamaktadır. Bediüzzaman İmam Rabbani’den bolca istifade etmiştir. Bazen istifade ettiği konulara doğrudan değinse bile bazen de kapılı tutmuş veya tabir caizse teğet geçmiştir. Önemli olan alıntıları sürekli nazara vermek veya vurgulamak değil ortak değerleri ve hakikati izhar etmek ve buna yer vermektir. Lakin yine de himmet sahiplerinin bu işin üzerine eğilerek; Bediüzzaman ile İmam Rabbani arasındaki köprüyü ortaya çıkarmayı gerekir.
| | Devamı... |
|
| Uludere Katliamı’nın Düşündürdükleri | | "Peki KİM özür dileyecek ve Genelkurmay Başkanı'nı, İçişleri Bakanı'nı, Vali'yi görevden kim alacak?” Uludere belki de birçok insanın ismini ölüm, çatışma, operasyon ve son olmasını dilediğimiz katliam dışında duymadıkları bir yer. 28 aralıkta yapılan bombardımanı 29 aralığın sabahında ilk öğrendiğimizde Diyarbakır'dan 4 avukat/insan hakları aktivisti yola çıktık. Haber ürkütücü, bir o kadar da korkutucuydu. Gerçekten doğru muydu değil miydi düşünceleri ile çıktığımız yolda nasıl bir manzara ile karşılaşacağımızı tam kestiremiyorduk.
| | Devamı... |
|
| Kürt İslamı Sufizm ve Tarikatlar | | Sufizm kaynağını Hint düşünce yapısından alan mistik bir düşünce sistemidir. İslam’ın sert ve katı kuralarını sıradan topluluklara kabul ettirmek zordu. Bunu yapmak için de sufizmle yoğrulmuş bir tasavvuf inancı insanlara daha cazip geliyordu. Bu yüzden sufizm ya da tasavvuf kısa sürede Kürdistan’da popüler hale gelmiştir. Sufizm, Kürt İslam’ın ruhu ve gerçek karakteridir. Tasavvuf, Kürdistan’da yaygın hale gelmiş ve geniş halk yığınlarını etkilemiştir. Doktrinleri daha sonra Kürdistan’da Yezidiliğin ortaya çıkmasına neden olan Sufi Adi İbn Musafir (MS. 12.yy.) kendisini Kürdistan’da kabul ettirmiştir. Arap olduğu iddia edilen Şeyh Adi’nin öğretileri Kürdistan’da yanıt bulmuş ve yayılmıştır. Bu sufinin öğretileri İslami Kürt tarikatları da etkilemiştir. Kürdistan’da birkaç sufi okulu ortaya çıkmışsa da, günümüzde Kürdistan’daki en büyük tarikatlar Kadiri ve Nakşibendî tarikatlarıdır.
| | Devamı... |
|
| Kur’an’a Bir de Bu Gözle Bakın (imgeler, simgeler, semboller) | | Bu makalede sizi Kur’an’ın engin sembolik dünyasında bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Çünkü Said Nursi’nin “Mecaz avama inince hakikate dönüşür” demesinden de anlaşılacağı gibi bu konuda nice çamlar devirildiğini görüyoruz. Kur’an’da imgeler, simgeler ve semboller konusuna fransız olanlar Kitab’ı hurafeler, mucizeler ve harikalar diyarına çevirmiş durumda… Kitab “Ekmek arslanın ağzında” diyor, bizim ‘molla’ gidip hayvanat bahçesindeki arslanın ağzında ekmek arıyor. Bu konuda vahim yanlışlara bizzat şahit olduğum için Kur’an’ın sembolik tabir ve deyimleri hakkında yazmak vacip oldu. Kur’an’da sembolizm vardır, evet, ama bu helallerde ve haramlarda değil; daha çok metafizik konuları kavratmada, kimi kıssalarda ve hatta kıssaların kimi tabir, kelime ve deyimlerindedir.
| | Devamı... |
|
| Kendi Bedenini Ateşe Vermek veya İntihar Etmek | | | Okuyucu bildirdi: " Bi navê Xwedayê Dilovan û Dilovîn; 21.yy. başlarında olmamıza rağmen insanlar halen kendi elleri ile canlarına kıymaktadırlar.Yani kendilerinin katili olmaktadırlar.Daha doğrusu hem katil hem de maktul olmaktadırlar.Ateşle kendilerini yakma eylemini yapanlar veya herhangi bir aletle canlarına kıyanlar şüphesiz ki doğru olmayan bir davranış sergilemektedirler.Akıl sahibi olan her insan bunun yanlış ve faydasız bir hareket olduğunu kabul eder ve can-ı gönülden inanır. "
| | Devamı... |
|
| Urfa’nın etnik ve inanç mozaiği | | Birçok etnik ve inanç grubunun birlikte yaşaya geldiği Urfa, tarih boyunca bu özelliğini koruyarak tipik bir yaşam proto-tipi olmuştur. Öyle ki, insanlık tarihi incelenmeye başlandığında, inceleyenin yolu tarihin başlangıcında mutlaka Urfa’ya düşer; Urfa’da boy veren uygarlıkları görüp ona hayranlıkla bakar. Urfa önemli bir insanlık gelişim merkezi olduğu kadar etnik ve inanç çeşitliliğinin de önemli merkezlerinden biridir. Göbeklitepe buluntuları, kutsal kitap anlatıları, Hz. İbrahim hikayesi Urfa’ya, Urfa’nın etnik ve inanç mozaiğine dair çok şey söylüyor. Bu anlamda Urfa tarihsel bir misyona sahiptir. Urfa’nın etnik ve inançsal mozaiğini görmek, onların karşılıklı etkileşim ve ilişkilerini anlamak geleceği kurmak iddiasında olanlar için bu tarihi misyonu verilecek en iyi yanıt olacaktır.
| | Devamı... |
|
| Kürt - İslam Ekolü Üzerine Bediüzzaman | | Bediüzzaman"ı Selahaddin Eyubbi gibi "asimile olmuş" görmemek gerek. Belki Kürt dili ve siyasetinde aynı dönemde yaşayan Celadet Ali Bedirxan, Memduh Selim, Cegerxwin, Osman Sabri, Nureddin Zaza ve Dr. Ahmed Nazif gibi isimler kadar aktif olmamış olabilir Bediüzzaman realitesi de Kürt realitesi gibi çok sonradan benimsenen yahut inkâr etmekten vazgeçilen bir olgu olsa gerek. Artık evrensel saygınlık kazanan Said–i Kurdî(Nursi) ve eserlerinin elastiki bir yapısı olduğu için her kesime çekiliyor.
| | Devamı... |
|
| ''Kürdistan'' Kavramsalında Öznenin Diyalektiği | | Kürt coğrafyasında toplumsal, siyasal, politik, ideolojik ve dini değişimler Kürdistan gerçekliği üzerinden gelişir. Bir bakıma Kürdistan tüm bu değişim ve dönüşüm pratiğinin varlık bulmak zorunda olduğu merkezi konumdadır. Düşünce dünyası neye karşılık gelirse gelsin ya da beslendiği, dayandığı kaynaklar ne olursa olsun şüphesiz tüm hareketler, cemaatler bu merkezin bağımsızlığını, siyasi, politik ve dini geleceğini hesaba katmak zorundadır. Kısacası inşa edici, yapıcı ve kurucu özne olan Kürdistan kavramsalı çerçevesine kümelenmiş her olgu, hareket, düşünce kendi varlığını bu ulusal hakikat üzerinden sürdürmek durumundadır.
| | Devamı... |
|
| Yükselme yolculuğu | | Namaz kılmayan kişi günlük meşgalelerin, problemlerin, kavgaların içinde kendinden habersiz bir hayat yaşar; kul olduğunu, ahiret yolcusu olduğunu ve bu dünyada misafir olarak bulunduğunu adeta unutur. Bir başarı gösterdi mi büyüklenmeye başlar. Herkesin kendisinden söz etmesini ister; onu övmelerini, ona hürmet etmelerini bekler. Mükemmel bir kişiliğe sahip olduğuna inanır, noksanlıkları yanına yaklaştırmak istemez. Namaz kılan kişiye gelince, o namaza niyet ederken ‘Allah rızası’ için ifadesini kullanır. Böylece, gerçek şerefin insanların beğenmesi, övmesi değil “Allah’ın rızası” olduğunu öncelikle hatırlamış olur. Namaza tekbirle başlar. ‘En büyük, mutlak büyük, akılların idrak edemeyeceği, hayallerin ulaşamayacağı kadar büyük” ancak Allah’tır,’ der.
| | Devamı... |
|
| Kürdistan'da Peygamber Perspektifi | | Bediüzzaman’ın “Merkezden muhite, dâhilden harice bakmak lâzımdır.” Sözü Kürdistan’da ne kadar uygulanıyor?
Bu yazıda neler var? --“Evrensellik/Yerellik ikilemi”nde, “İslam davetçisinin dili ve söylemi” konusunda, yürüyen Kur'an olan peygamber efendimizin perspektifi nedir?
--Asrın hekimi/müceddidi Bediüzzaman Hazretlerinin “Müsbet fikr-i milliyet, İslâmiyete hâdim olmalı, kale olmalı, zırhı olmalı" sözündeki gereklilik bildiren ifadelerin gereğini yapan var mı?
--Kim, Kürdistan'ı hangi dava ve ideoloji için kale ve zırh ediniyor?
--Kürd davetçiler Kürdistan'da tebliğe duygusal ve tepkisel mi yaklaşıyor?
| | Devamı... |
|
| Firavun ve Roboski Katliamı | | Hükümetin son dönemlerde Kürtlere karşı abartarak başlattığı yoğun psikolojik savaştan sonra bir katliamı da gerçekleştirmesi üzerine ne konuşulsa, ne yazılırsa kifayetsiz kalacak. Hükümetin bu ve bundan sonra gerçekleştirecekleri vahim kıyım, gözaltı ve tasfi ataklarının Kürt halkından gizlenmesine ya da bu vakallara karşı Kürt halkının eylemleriyle direnmesini seyreltmek ve hatta tasfiye etmek adına yapılmış bir projeden başka bir şey olmadığı da anlaşılıyor şu günlerde. Gözaltılar ardı ve niteliği kesilmeden devam ederken Şırnak’ın Uludere (Qilaban) ilçesine bağlı Ortasu (Roboskî) köyünde Türk savaş uçaklarının bombalayarak katlettiği 35 sivil kişinin katliamı başta Kürt halkının, Avrupa ülkelerinin ve vicdan sahibi insanların yüreğini paramparça etti. Keza bu ülkenin tarihinde ilk olmayan katliam listesine unutulmayacak en korkunç katliam olarak yazılacak bu kıyım.
| | Devamı... |
|
| Vefa giderse? | | İlk kez, Bediüzzaman’ı görme bahtiyarlığına da erişmiş bir büyüğümün farkına varmamı sağladığı bir beyittir, Muhakemat’ta, “Unsuru’l-Belagat”ta yer alan o harikulâde beyit. “Ğâre’l-vefâ, fâze’l-gadri venferecet / mesâfeti’l-hulfi beyne’l-kavli ve’l-amel” demektedir şair. Bir ırmak gibi akıp giden bu beliğ beyte Bediüzzaman’ın münasip gördüğü tercüme de bir o kadar beliğ ve şairânedir. İlk farkına varışın ardından dilime ve hâfızama yer edecek kadar beliğ ve şairâne: “Vefa gavr-ı in’idama çekildi, tufan-ı gadr feverana başladı. Kavl ve amel arasında uzun bir mesafe açıldı.”
| | Devamı... |
|
| Türkiye'nin Ermeni Çıkmazı ve Kürtler | | Türkiye de her yıl Ermeni katliamı sendromu yaşanmaktadır. Buna gerekçe olarak tarafların sağlıklı bir şekilde meseleye yaklaşmayıp duygusal ve tek taraflı düşünmelerinden ve davranmalarından kaynaklanmaktadır. Bu meseleyi net anlamak için biraz geriye yani tarihe yolculuk edelim. Fransız ihtilalinden sonra dünya bir menfi milliyetçilik akımına kapılmıştır. Osmanlıda bundan payını almış bunun neticesi olarak ta Osmanlının son dönemlerinde birçok kurumda bozulmalar olması...
| | Devamı... |
|
| Big Bang (Büyük Patlama) ve İslamiyet | | | Okuyucu bildirdi: " Son zamanlarda CERN deneyi ile ilgili medyada haberler çıkmaya başladı. “habaerdiyarbakir.com” sitesinde, TEKNOLOJİ kısmında, 15 Aralık 2011 Perşembe gününde, “ ‘Tanrı Parçacı’ğına İnananlar-İnanmayanlar” haber başlığı ile bu konuda bir haber yayınlanmaktadır. Aynı akşam, TV8 de Kuantum Fiziği ve Kozmolojide Uzman bilim adamları, Okan Bayülgen’in espritüel sunumu ile bu ciddi konuyu tartıştılar. İçlerinde Big Bang ile ilgili en son, Kitabını okuduğum Caner TALASMAN da vardı. CERN de yapılmak istenen aslında şudur; Big Bang modelinde Kâinatın ilk Saniyelerindeki çok aşırı sıcaklıktaki(100 milyar-1 milyar Kelvin arası sıcaklık) ortamı bulmak için atom altı parçacıkları hızlandırarak o ortamı gözlemlemektir. "
| | Devamı... |
|
| Şefkat ve siyaset | | Bediüzzaman'ın siyaset âlemine Yeni Said nazarıyla bakışının en ziyade dile geldiği eser olarak Emirdağ Lâhikası’nın sayfaları arasında dolaşırken, siyasetin uzağında durmakla birlikte sosyal hayata ve siyasete dair tazammunları da bulunan bir büyük iman hizmetinin hangi şartlarda, hangi temeller üzerinde kurulup hangi mecrada geliştiğini gözler önüne seren mektuplar çıkar karşımıza. Bu mektuplar, içlerinde, hayata dair üzerinde henüz hakkıyla durulmamış nice sağlam imanî ölçü barındırır. Ve yine bu mektuplar arasında dolaşırken, insan, bir nevi Bediüzzaman’ın hayatını onun dilinden dinliyor olduğu hissini içinde uyandıran ipuçlarıyla karşılaşır.
| | Devamı... |
|
| Sosyoloji ve özgürlük arayışı | | Sosyoloji, toplum yaşamını, insan grupları ile toplumların yapısal dokusunun bilimsel incelemesidir. Sosyoloji insan oğlunun nasıl bu hale geldiğini, insanların hareket, davranış ve yaklaşımlarının neden böyle olduğunu ortaya koymak ister. Toplumsal sistemin nasıl oluştuğunu ve bu sistemin işleyiş dinamiklerinin, sorunlarının neden olduğunu sosyolojik bir bakış ve düşünce ile anlayabiliriz. İnsan toplumdan ayrı ele alınamayacağı gibi toplum da doğadan kopuk ele alınmaz. O zaman sosyolojinin toplumu ve doğayı birlikte ele alması gerekir.
| | Devamı... |
|
| Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen (Ayşe Hür) | | ''Fethullah Gülen düşüncesinin yıllardır kıyasıya eleştirdiğim Kemalizm'den tek farkı üstüne bir de dinsel muhafazakârlık eklenmiş olması. Doğrusu bu da öyle küçük bir fark değil. Görünüşte ya da kamuya açıklanan yüzünde Gülen düşüncesi çok kültürcü, hoşgörülü, uzlaşmacı görünüyor ama biraz kazıyınca altından cemaatçi, milliyetçi, dışlayıcı, devletçi, askerci bir yapı çıkıyor. Bugünün boğucu atmosferi muhtemelen bu zihniyet haritası ile ilgili. Bu düşünceyle yetişmiş kadroların Türkiye'nin kronik sorunlarına çözüm getireceğini beklemek ise tam bir hayal.''
| | Devamı... |
|
| Norveç’ten Wan’a yardım köprüsü | | Geçtiğimiz ay Wan’da meydana gelen depremin etkileri hala sürüyor. Zor hayat şartlarına ve olumsuzluklara rağmen Wan halkını yalnız bırakmayan başta yerel halk ve yerel yönetimlerden sonra, daha çok Avrupa’da çalışmalar yapan ‘’Yekîtiya Xizmetên Îslamî - İslami Hizmetler Birliği’’ ve merkezi Norveç Oslo’da bulunan Bediüzzaman Cami’si tarafından organize edilen yardım çalışmalarıyla Avrupa’da yaşayan Kürtler bir kez daha Wan halkıyla beraber olduklarını dile getirdiler.
| | Devamı... |
|
| Türk kafatasçı ırkçılığı ve 1938 Dersim Katliamı | |  Başbakan İsmet Paşa’nın, 1935’te “Doğu İlleri Gezisi” dönüşü hazırlayıp Atatürk’e sunduğu “ Kürt Raporu”, “devlet sırrı” (kırmızı çizgisi) olarak devlet kasasında saklı tutuluyor. Neden mi? Çünkü devlet, “Türk” olmayan vatandaşın asimile edilmesini ve hizmetten yoksun bırakılmasını öngörüyor da ondan. Daha açık bir söylemle, bu raporda Kürtler için öngörülenle devlet, insanlık suçu işliyor. Başbakan İsmet Paşa’nın bu raporunda, Kürtler için ön gördükleri (basına sızan) birkaç başlık aynen şöyle :
| | Devamı... |
|
| “Ey İman Edenler! İman Edin!” | | Kur’an’da “Ey iman edenler, iman edin…” (Nisa; 4/136) diye bir ayet var. Acaba bununla ne denmek isteniyor? Perşembe geceleri kimi camilerde yapıldığı gibi tecdid-i imana veya tecdid-i nikaha mı çağırılıyoruz? “Aşk ile bir daha” deyip Kelime-i Şahedet virdine, “Şevk ile bir daha” deyup tevbe-i nasuha mı çağırılıyoruz? Bizden Kelime-i Tevhid’i tekraren “dil ile ikrar” edip durmamız mı isteniyor? Bunu anlamak için “Ey İman edenler, iman edin…” ayetinin geçtiği yerden, beş ayet öncesini bakmak yeterli. Bakın, neymiş iman edenlere “iman edin” çağrısı yapmak. Bırakın, Kur’an kendini açıklasın… ->
| | Devamı... |
|
| Dersim Katliamının bilinmeyen yüzü | | Dersim Katliamı'na katılan Erzurumlu Çavuş Mehmet Ali kendi şivesiyle anlatıyor: "Adam öldürmedik diyorlar. Gitsinler Kutu Deresi'ne, Kutu Deresi'nden ifade alsınlar. Kaç tane ceset var orada heeey. Bu gözlerimle gördüm. Düşen insanları da böyle birbirini üstüne yığıp ateşe veriyorlar. Nereye gitsek böyle adam yığını, ateşe vermişler yani. Çoluk, çocuk, torun götürüp vuruyorlardı... Mermi değmemiş bi çocuk, başını titretince süngüyle öldürdüler. Gördüklerimi söylüyorum, görmediklerimi söylemem..."
| | Devamı... |
|
| Risale-i Nur'un Sistemi | | Risalelerin sistemi olan Marifetullah ilmi, ifadede, ulûm-u âlî ile alet ilimlerini ve birlikte fen ilimlerini pratik bilimlerle iç içe kullanır. Bunu anlamada Gazali'nin 'Astronomi bilmeyen Marifetullahta eksik kalır' şeklindeki ifadesi ile Bediüzzaman’ın Âyet-ülKübra risalesi önemli birer örnek olabilir. Bediüzzaman'ın ilk dönem eserleri bu anlamda risale sisteminin metodolojik kaynakları olarak görülmelidir. Buradaki sistematik zemin üzerinden îman ve hakikat işlenmiştir.
| | Devamı... |
|
| Cumhuriyet ve Kürt sorunu | | Türkiyeliler olarak ülkemizde yıllarca çözül(e)memiş birçok sorunun sancılarını çekiyoruz. Bu sancılar ki yıllandıkça acılaşan sonuçlar ortaya çıkarırken, yurttaşlarını da yoksullaştırmış ve yalnızlaştırmıştır. Bu sebeple katmer katmer sorunlar büyürken, iktidar güdüsü kendi var oluş felsefesini gözden geçirmek bir yana dursun, bunu konuşmaya bile tenezzül etmemiştir. İşte bu sebeple yıllarca sancısını içimizde hissettiğimiz yaralarımıza yama yapa yapa bugünlere gelebildik. Şimdi de sorun, yurttaşların bu sorununun tarihsel boyutu konusunda cahil olması ve bunun sonucunda artan milliyetçiliktir. Bu yazı, sorunun çerçevesini çizdiği için elbette sorunu kapsamlı ele almıyor; yine de bir ön fikir vereceği düşüncesindeyim.
| | Devamı... |
|
| |
| | "Bizim düşmanımız; cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı san'at, marifet, ittifak
silahıyla cihad edeceğiz.'' |
Bediüzzaman Said-î Kurdî
|
|
| Têkilî / İletişim | Adres: Avrupa İslami Hizmetler Birliği Lakkegata 17, 0187 Oslo, NorwayTelefon:0047.22173050 ( Cami ) |
|
| Nûbihar |  |
|
| CUDİ KİTABEVİ |  (0049)01725204746 |
|
| Bediüzzaman'ın Büyük Projesi |  |
|
| Mêvan | Şu an sitede, 132 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
|
|
|